A2 İngilizce kelimeler (gerçek videolarda)
Gerçek YouTube videolarından A2 İngilizce kelime listesi: A2 seviyesindeki kesitlerde en çok duyulan kelimeler, Türkçe anlamlarıyla. Kelimeye dokun, gerçek videoda duy.
1329 kelime · Sayfa 3 / 7
- choiceseçim
- collectionkoleksiyon
- computationhesaplama
- consciousbilinçli
- considerdüşünmek
- constantsabit
- constructinşa etmek
- constructioninşaat
- contextbağlam
- contributekatkıda bulunmak
- countsaymak
- crisiskriz
- dangeroustehlikeli
- datumveri
- definetanımlamak
- denseyoğun
- differencefark
- digkazmak
- directlydoğrudan
- discusstartışmak
- dozendüzine
- easilykolayca
- efficientverimli
- endson
- enemydüşman
- energyenerji
- entirelytamamen
- everydaygünlük
- fearkorku
- filedosya
- finalson
- findbulmak
- footayak
- foundationvakıf
- friendlyarkadaş canlısı
- generationnesil
- glasscam
- graduatemezun
- groundwateryeraltı suyu
- hangasmak
- historytarih
- hitvur
- holedelik
- hugedevasa
- husbandkoca
- imaginehayal etmek
- importantlyönemli olarak
- intelligencezeka
- itemöğe
- jacketceket
- keeptutmak
- kicktekme
- knowledgebilgi
- launchbaşlatmak
- lowdüşük
- maintainsürdürmek
- matcheşleşme
- meaninganlam
- mediumortam
- microwavemikrodalga
- mirrorayna
- moodruh hali
- mouthağız
- naturaldoğal
- obviouslyaçıkça
- oddgarip
- originalorijinal
- otherwiseaksi takdirde
- ownersahip
- pagesayfa
- pathyol
- patienthasta
- penis
- performyapmak
- personalitykişilik
- petevcil hayvan
- plasticplastik
- presenthediye
- projectproje
- propertymülk
- protectkorumak
- proudgururlu
- publishyayınlamak
- rarenadir
- relationshipilişki
- relaxrahatlamak
- removekaldırmak
- richzengin
- salesatış
- salttuz
- sandwichsandviç
- securitygüvenlik
- seemgibi görün
- separateayrı
- seriesdizi
- setayarla
- shapeşekil
- sharepaylaş
- shoeayakkabı
- shopdükkan
- significantönemli
- similarbenzer
- simplebasit
- simplybasitçe
- solutionçözüm
- solveçözmek
- sometimesbazen
- splitbölmek
- staykalmak
- stillhala
- stupidaptal
- stylestil
- suittakım elbise
- surroundçevrelemek
- swingsallanmak
- systemsistem
- terriblekorkunç
- testsınav
- thinince
- togetherbirlikte
- topickonu
- transitiongeçiş
- travelseyahat
- trustgüven
- typicaltipik
- valvevalf
- warmılık
- weddingdüğün
- writeyaz
- algorithmalgoritma
- anxietyendişe
- argumentargüman
- astronomicalastronomik
- awarenessfarkındalık
- bacteriabakteri
- bedyatak
- behaviordavranış
- belongait olmak
- bikebisiklet
- blacksiyah
- boattekne
- bombbomba
- bordersınır
- businessiş
- calmsakin
- cancerkanser
- chargeşarj
- chocolateçikolata
- circledaire
- citizenvatandaş
- civilizationmedeniyet
- cleartemiz
- clueipucu
- competitionrekabet
- conflictçatışma
- containiçermek
- contentiçerik
- corporationşirket
- creamkrem
- creatoryaratıcı
- curveeğri
- cutesevimli
- damagehasar
- deathölüm
- decisionkarar
- demographicdemografik
- devicecihaz
- dinnerakşam yemeği
- diseasehastalık
- doorkapı
- duevade
- emergeortaya çıkmak
- equaleşit
- eruptpatlamak
- eventuallysonunda
- exampleörnek
- existvar olmak
- explorekeşfetmek
- factorfaktör
- failbaşarısız olmak
- favouritefavori
- feelingduygu
- femalekadın
- fituygun
- foldkatlamak
- fundingfinansman
- goldaltın
- groupgrup
- handel
- harmzarar
- heatısı
- hidesaklamak
- hirekiralamak
- honoronur
- hopefullyumarım
- hostev sahibi
- humaninsan
- immediatelyhemen
- inneriç
- insideiçinde