C1 İngilizce kelimeler (gerçek videolarda)
Gerçek YouTube videolarından C1 İngilizce kelime listesi: C1 seviyesindeki kesitlerde en çok duyulan kelimeler, Türkçe anlamlarıyla. Kelimeye dokun, gerçek videoda duy.
1571 kelime · Sayfa 1 / 8
- coilbobin
- favoriyilik
- gratefulminnettar
- logkayıt
- pottencere
- soakıslatmak
- symbolsembol
- tubetüp
- depthderinlik
- embarrassingutanç verici
- leafyaprak
- metre
- pantava
- reliablegüvenilir
- uploadyükleme
- articlemakale
- assemblymeclis
- audiblecomsmartersesli iletişim daha akıllı
- backwardsgeriye
- beerbira
- bicyclebisiklet
- breastgöğüs
- canceliptal etmek
- dressingsos, giysi
- exceptionistisna
- gripkavrama
- hilltepe
- impressionizlenim
- initialilk
- keynoteana konuşma
- leaksızmak
- legendefsane
- legitmeşru
- lineupkadro
- loopilmek
- pickleturşu
- pinkpembe
- playlistçalma listesi
- realisefark etmek
- screamçığlık
- sortsıralamak
- steepdik
- survivorkurtulan
- tirelastik
- transformertrafo
- vegetablesebze
- yellbağırmak
- afterwardssonra
- airplaneuçak
- amino
- angleaçı
- asidekenara
- assembletoplamak
- bakepişirmek
- ballotoy pusulası
- baseballbeyzbol
- biobiyo
- blendkarışım
- boilkaynatmak
- bootbot
- brakefren
- budgetbütçe
- bumpdarbe
- buntopuz
- calculatorhesap makinesi
- characterizetanımlamak
- chartgrafik
- chatsohbet
- cheathile yapmak
- cheekyanak
- closetdolap
- congratulationtebrik
- containerkap, konteyner
- coppolis
- copykopyalamak
- crowntaç
- doorstepkapı eşiği
- ecologicalekolojik
- electrifyelektrikle yüklemek
- emityaymak
- eyebrowkaş
- fittinguygun
- garagegaraj
- geniusdahi
- gigiş
- gravelçakıl
- graygri
- grillızgara
- hecklanet olsun
- heeltopuk
- hugsarılma
- laptur
- layoutdüzen
- leftsol
- literalkelimenin tam anlamıyla
- lovelysevimli
- madçılgın
- megapixelmegapiksel
- menumenü
- outputçıktı
- overturndevirmek
- pantpantolon
- parallelparalel
- permitizin vermek
- portliman
- predictiontahmin
- racistırkçı
- ramkoç
- recipetarif
- rehearsalprova
- rendersunmak
- ridiculoussaçma
- ruinharap etmek
- separationayrılık
- shoutbağır
- sillyaptalca
- spicybaharatlı
- stalltezgah, durmak
- statueheykel
- statuteyönetmelik
- steambuhar
- strictsıkı
- thumbbaşparmak
- trackerizci, takipçi
- unlimitedsınırsız
- upgradeyükseltme
- utilityfayda
- vibrationtitreşim
- viceyardımcı
- volcanoyanardağ
- withstanddayanmak
- 1990
- 6thaltıncı
- accomplishbaşarmak
- accuratedoğru
- activelyaktif olarak
- agingyaşlanma
- analysisanaliz
- announcementduyuru
- anxiousendişeli
- approximateyaklaşık
- assessmentdeğerlendirme
- atmosphericatmosferik
- attitudetutum
- autismotizm
- awakeuyanık
- backupyedekleme
- belovedsevgili
- blastpatlama
- blessingkutsama
- bragövünmek
- bullboğa
- buttpopo
- carpethalı
- centremerkez
- cheesepeynir
- cherrykiraz
- chewçiğnemek
- chilibiber
- choregörev
- closedkapalı
- clumsysakar
- cocainekokain
- coincidencetesadüf
- columnsütun
- complainşikayet etmek
- concernedilgili
- confusekarıştırmak
- contestyarışma
- conveniencekolaylık
- copebaşa çıkmak
- cosmickozmik
- demogösteri
- diabetediyabet
- disadvantagedezavantaj
- discussiontartışma
- divisionbölüm
- dosedoz
- dotnokta
- downhillyokuş aşağı
- downstreamakıntı aşağı
- dualikili
- dyeboya
- electseçmek
- electronicelektronik
- entertaineğlendirmek
- ethicetik
- evenlyeşit şekilde
- exciteheyecanlandırmak
- experimentaldeneysel
- extentkapsam
- extractözütlemek
- falseyanlış
- feedbackgeri bildirim
- fenceçit
- fictionkurgu
- firmsıkı
- flareişaret fişeği
- flattendüzleştirmek
- flawkusur