B1 İngilizce kelimeler (gerçek videolarda)
Gerçek YouTube videolarından B1 İngilizce kelime listesi: B1 seviyesindeki kesitlerde en çok duyulan kelimeler, Türkçe anlamlarıyla. Kelimeye dokun, gerçek videoda duy.
1276 kelime · Sayfa 4 / 7
- detectivededektif
- determinedkararlı
- devoteadamak
- dietdiyet
- differentlyfarklı şekilde
- digestivesindirim
- diningyemek
- dismantlesökme
- distantuzak
- distractiondikkat dağıtıcı
- diverseçeşitli
- divisivebölücü
- donatebağışlamak
- dramaticdramatik
- dutygörev
- easterndoğu
- educateeğitmek
- electromagneticelektromanyetik
- elementarytemel
- employistihdam etmek
- emptyboş
- enableetkinleştirmek
- encodekodlamak
- energeticenerjik
- entertainmenteğlence
- entomologistentomolog
- ethicaletik
- evolutionevrim
- examsınav
- exchangedeğişim
- executeinfaz etmek
- exhaustiontükenmişlik
- expensegider
- exposemaruz bırakmak
- exposuremaruz kalma
- extensionuzatma
- extinctionyok oluş
- facilitytesis
- factoryfabrika
- fearfulkorkmuş
- fightersavaşçı
- financefinans
- firstlyöncelikle
- flawedkusurlu
- flugrip
- fluidsıvı
- formşekil
- fortunatelyne yazık ki
- freelyözgürce, serbestçe
- frenchfransız
- fundfon
- gallongalon
- garbageçöp
- geographycoğrafya
- geologyjeoloji
- glimpsegöz atmak
- gorgeousmuhteşem
- governorvalı
- habitat
- happilymutlu bir şekilde
- hauntmusallat olmak
- headphonekulaklık
- headsetkulaklık
- healiyileşmek
- heavilyağır
- highlyyüksek derecede
- hobbyhobi
- hopefulumutlu
- hormonehormon
- hostiledüşmanca
- hundredyüz
- hydraulichidrolik
- icebuz
- ideallyideal olarak
- identifytanımlamak
- ignoregörmezden gelmek
- implicationima etmek
- indigenousyerli
- inevitablykaçınılmaz olarak
- inflammationiltihap
- influenceretkileyici
- intellectakıl
- intenseyoğun
- intentionallykasten
- intricatekarmaşık
- intrusivemüdahaleci
- invadeistila etmek
- invaderistilacı
- irrelevantilgisiz
- is
- isolatedizole
- jet
- journalistgazeteci
- judgementyargı
- justiceadalet
- kittakım
- labeletiket
- lakegöl
- laserlazer
- layyatırmak
- levelseviye
- leveragekaldıraç
- liberal
- lifespanömür
- lightlyhafifçe
- listenerdinleyici
- literaryedebi
- loadingyükleme
- lyriclirik
- magnetmıknatıs
- mainana
- manlyerkeksi
- manufacturerüretici
- mathematicmatematiksel
- mathematicalmatematiksel
- matureolgun
- maturityolgunluk
- meaningfulanlamlı
- merelysadece
- microbemikrop
- midorta
- midnightgece yarısı
- mincekıyma
- miserysefalet
- missiongörev
- mixedkarışık
- modern
- modificationmodifikasyon
- moistnemli
- monthlyaylık
- moralahlaki
- mortgageipotek
- motorcyclemotosiklet
- mysteriousgizemli
- nativeyerli
- nearbyyakın
- neuralsinirsel
- neuroticsinirli
- newlyyeni
- nomadicgöçebe
- nutrientbesin
- objectivelyobjektif olarak
- officermemur
- openingaçılış
- operatingişletme
- optseçmek
- ordinarysıradan
- organicorganik
- organisationorganizasyon
- organismorganizma
- outcomesonuç
- overlapüst üste binmek
- overwhelmbunaltmak
- paperkağıt
- pardonaf
- paycheckmaaş
- permanentlykalıcı olarak
- persistdevam etmek
- personalkişisel
- philosophyfelsefe
- pigeongüvercin
- poetşair
- polarkutup
- poopkaka
- popularitypopülerlik
- practicalpratik
- precisionhassasiyet
- predatoryırtıcı
- preservekorumak
- pressurizebasınç uygulamak
- previewön izleme
- previouslyönceden
- pridegurur
- produceüretmek
- professorprofesör
- profileprofil
- promoteterfi ettirmek
- promptistemek
- propagateyaymak
- providesağlamak
- purchasesatın almak
- puresaf
- pursuekovalamak
- radiationradyasyon
- radicalradikal
- raman
- ramprampa
- ratheroldukça
- rebardonatı
- recedegerilemek
- receptoralıcı
- recyclegeri dönüştür
- rejectreddetmek
- relievehafifletmek
- remainkalmak
- remotelyuzaktan
- repetitiontekrarlama
- residentsakin
- resilientdayanıklı
- resistancedirenç