B1 İngilizce kelimeler (gerçek videolarda)
Gerçek YouTube videolarından B1 İngilizce kelime listesi: B1 seviyesindeki kesitlerde en çok duyulan kelimeler, Türkçe anlamlarıyla. Kelimeye dokun, gerçek videoda duy.
1276 kelime · Sayfa 3 / 7
- innovationyenilik
- insecurelygüvensizce
- insightiçgörü
- inspirationilham
- instanceörnek
- intensityyoğunluk
- interestinglyilginç bir şekilde
- japanesejaponca
- jeankot pantolon
- judgehakim
- juryjüri
- knockvurmak
- lablaboratuvar
- lengthuzunluk
- liftkaldırmak
- logicmantık
- loudsesli
- marriageevlilik
- martyrşehit
- mechanismmekanizma
- metaphoricallymecazi olarak
- motivatedmotive
- mutationmutasyon
- necessarygerekli
- neurotransmitternörotransmitter
- nicknamelakap
- norm
- nutfındık
- observablegözlemlenebilir
- optimizeoptimize etmek
- outtadışarı
- packpaket
- pairçift
- participantkatılımcı
- participatekatılmak
- partnerortak
- paymentödeme
- permissionizin
- philosopherfilozof
- photographfotoğraf
- physicsfizik
- planeuçak
- planetgezegen
- poisonzehir
- portraitportre
- potatopatates
- preciselytam olarak
- predicttahmin etmek
- preventönlemek
- primarybirincil
- principleilke
- prioritizeönceliklendirmek
- properuygun
- quietsakin
- rankrütbe
- ratiooran
- regionbölge
- relaxedrahat
- releaseyayınlamak
- relygüvenmek
- remoteuzak
- repeattekrarla
- riseyükselmek
- roadyol
- romanceromantizm
- russianrus
- seniorkıdemli
- serotonin
- servicehizmet
- sessionoturum
- sheersaf, dik
- shockinglyşaşırtıcı derecede
- silencesessizlik
- sitotur
- smokeduman
- sockçorap
- squidkalamar
- statementbeyan
- stimulusuyaran
- storemağaza
- strengthgüç
- studyçalış
- sufferacı çekmek
- supermassivesüper kütleli
- surelykesinlikle
- tangiblesomut
- teenagergenç
- tensiongerilim
- therapyterapi
- thickkalın
- threatentehdit etmek
- thresholdeşik
- tinyküçük
- tolerancehoşgörü
- toolaraç
- toyoyuncak
- tradeticaret
- trailerfragman
- trajectoryyörünge
- transferaktarmak
- transmissionşanzıman
- transportationulaşım
- trickyzahmetli
- troopbirlik
- twiceiki kez
- uncomfortablerahatsız
- unemploymentişsizlik
- vanillavanilya
- voltagegerilim
- vulnerablesavunmasız
- warninguyarı
- wingkanat
- x
- zonebölge
- 19th19.
- 21st21.
- 5thbeşinci
- ableyapabilen
- accuracydoğruluk
- achievementbaşarı
- activismaktivizm
- adjectivesıfat
- admitkabul etmek
- advancementilerleme
- agriculturaltarımsal
- airhava
- alignhizalamak
- alrighttamam
- alternatealternatif
- angrykızgın
- anthropologistantropolog
- anticipatebeklemek
- apparentgörünür
- arguablytartışmalı
- asleepuykuda
- attractçekmek
- bananamuz
- bargainpazarlık
- behalfadına
- bezelçerçeve
- biasönyargı
- biologistbiyolog
- birdkuş
- blankboş
- bonusikramiye
- borrowödünç almak
- botherrahatsız etmek
- boundarysınır
- boyfrienderkek arkadaş
- breakfastkahvaltı
- breedırk
- burningyanma
- busotobüs
- cabinetdolap
- calendartakvim
- campaignkampanya
- carrothavuç
- casualtykayıp
- catalystkatalizör
- cellhücre
- certainbelirli
- characteristicözellik
- chatgpt
- chronickronik
- chugiçmek
- clarifyaçıklamak
- climbtırmanmak
- clinicalklinik
- coastalkıyısal
- colonizekolonileştirmek
- comedickomik
- commutegidip gelmek
- compressivebasınçlı
- concentrationkonsantrasyon
- conductdavranış
- confusingkafa karıştırıcı
- confusionkafa karışıklığı
- consensusoybirliği
- consistenttutarlı
- consumertüketici
- continuoussürekli
- corporatekurumsal
- corruptionyolsuzluk
- countlesssayısız
- coupdarbe
- coveragekapsam
- crewmürettebat
- culpritsuçlu
- curbkaldırım
- curiositymerak
- curselanet
- dambaraj
- damnlanet olsun
- declinereddetmek
- definitiontanım
- deliverteslim etmek
- depressiondepresyon
- desertçöl
- despairumutsuzluk
- detaileddetaylı