B1 İngilizce kelimeler (gerçek videolarda)
Gerçek YouTube videolarından B1 İngilizce kelime listesi: B1 seviyesindeki kesitlerde en çok duyulan kelimeler, Türkçe anlamlarıyla. Kelimeye dokun, gerçek videoda duy.
1276 kelime · Sayfa 2 / 7
- encourageteşvik etmek
- enterprisegirişim
- eraçağ
- essentialgerekli
- expandgenişletmek
- factgerçek
- fingerparmak
- flightuçuş
- floatyüzmek
- floorzemin
- flowakış
- footprintayak izi
- gatekapı
- gifthediye
- gradenot
- grocerybakkal
- gutbağırsak
- heavyağır
- imaginaryhayali
- impressiveetkileyici
- improvegeliştirmek
- informbilgi vermek
- insteadyerine
- interactionetkileşim
- interviewröportaj
- km
- lettermektup
- lineçizgi
- losskayıp
- manipulatemanipüle etmek
- maskmaske
- measureölçmek
- moleculemolekül
- mostlyçoğunlukla
- motivationmotivasyon
- naturallydoğal olarak
- obsesstakıntı
- operationaloperasyonel
- pandemicpandemi
- panicpanik
- parasiteparazit
- parentingebeveynlik
- partyparti
- peopleinsanlar
- perceivealgılamak
- percentyüzde
- perfectlymükemmel bir şekilde
- poundkilo
- previousönceki
- purposeamaç
- radiusyarıçap
- rapidhızlı
- rapidlyhızla
- rawçiğ
- readerokuyucu
- relationilişki
- rolerol
- rollrulo
- sadnessüzüntü
- seatkoltuk
- sensehissetmek
- shipgemi
- shirtgömlek
- shockşok
- shyutangaç
- significantlyönemli ölçüde
- speakerkonuşmacı
- spiritruh
- sportspor
- substationtrafo merkezi
- suckemmek
- summeryaz
- supplytedarik
- tank
- teargözyaşı
- thinkingdüşünme
- tidegelgit
- ton
- traffictrafik
- treeağaç
- trulygerçekten
- uniquebenzersiz
- usuallygenellikle
- viewgörünüm
- voteoy
- webağ
- websiteweb sitesi
- wholebütün
- wildvahşi
- windowpencere
- zoomyakınlaştırma
- 3d
- accesserişim
- accessibleerişilebilir
- accounthesap
- acredönüm
- acthareket etmek
- actualgerçek
- advantageavantaj
- affectionsevgi
- aimhedef
- alivecanlı
- allianceittifak
- allymüttefik
- altogethertamamen
- angelmelek
- annoyingsinir bozucu
- approachyaklaşmak
- arresttutuklama
- artsanat
- artworksanat eseri
- asseşek
- astronomerastronom
- awfulkorkunç
- basementbodrum
- bathbanyo
- beachplaj
- behaviourdavranış
- beingvarlık
- betbahis
- binçöp kutusu
- biologicalbiyolojik
- blackoutkarartma
- boxkutu
- branchdal
- breadekmek
- brieflykısaca
- brightparlak
- broadlygeniş ölçüde
- buildinşa etmek
- cablekablo
- calculatehesaplamak
- canadianKanadalı
- capableyetenekli
- capacitykapasite
- captureyakalamak
- carrytaşımak
- chainzincir
- circuitdevre
- collaborationişbirliği
- collecttoplamak
- commandkomuta
- companyşirket
- complexitykarmaşıklık
- compressionsıkıştırma
- considerationdeğerlendirme
- contrastkontrast
- cookingpişirme
- crimesuç
- crispyçıtır
- criticizeeleştirmek
- crowdedkalabalık
- cyclebisiklet
- darknesskaranlık
- debutilk gösterim
- decreaseazaltmak
- diagnoseteşhis etmek
- digitaldijital
- dioxidedioksit
- disabilityengellilik
- discoverykeşif
- doubtşüphe
- downloadindirme
- drugilaç
- drunksarhoş
- dumbaptal, sessiz
- dwarfcüce
- educationaleğitimsel
- electionseçim
- engineermühendis
- enormousdevasa
- ensureemin olmak
- equalityeşitlik
- errorhata
- escapekaçış
- evidencekanıt
- exoticegzotik
- explodepatlamak
- failurebaşarısızlık
- fatigueyorgunluk
- faulthata
- feasibleuygulanabilir
- flagbayrak
- fortunateşanslı
- fractionkesir
- functionişlev
- genretür
- globallyküresel olarak
- glowparıltı
- grabkapmak
- graduallykademeli
- gridızgara
- guiderehber
- headbaş
- healthsağlık
- hencebundan böyle
- humblemütevazı
- includedahil et
- indicatorgösterge
- inhabitikamet etmek