B2 İngilizce kelimeler (gerçek videolarda)
Gerçek YouTube videolarından B2 İngilizce kelime listesi: B2 seviyesindeki kesitlerde en çok duyulan kelimeler, Türkçe anlamlarıyla. Kelimeye dokun, gerçek videoda duy.
1432 kelime · Sayfa 5 / 8
- internationallyuluslararası
- interpretyorumlamak
- intersectionkavşak
- intervenemüdahale etmek
- investigatearaştırmak
- investigationsoruşturma
- investigativearaştırmacı
- isolationizolasyon
- keenhevesli
- knifebıçak
- knobdüğme
- knotdüğüm
- leadershipliderlik
- legallyyasal olarak
- legitimatemeşru
- lemonlimon
- liberateözgürleştirmek
- libertyözgürlük
- lightingaydınlatma
- lightningşimşek
- lightweighthafif
- limitedsınırlı
- listeningdinleme
- litterçöp, yatak
- liverkaraciğer
- livestockçiftlik hayvanı
- lockedkilitli
- madnessdelilik
- majorbüyük
- makeryapıcı
- malariasıtma
- mappingharitalama
- mattemat
- maximizemaksimize etmek
- measuredölçülü
- mercymerhamet
- milestonekilometre taşı, dönüm noktası
- milldeğirmen
- mindlessakılsız
- minimizeminimize etmek
- miraclemucize
- misconceptionyanlış anlama
- misinformationyanlış bilgi
- mixturekarışım
- modestmütevazı
- moodyhuysuz
- musicianmüzisyen
- narratoranlatıcı
- nephewyeğen
- neuroscientistnörobilimci
- neurosisnevroz
- notebookdizüstü bilgisayar
- nounisim
- nuclearnükleer
- objectiveamaç
- obstacleengel
- obstructionengelleme
- occasionvesile
- occasionalara sıra
- occupyişgal etmek
- octopusahtapot
- onslaughtsaldırı
- oppressionbaskı
- opticaloptik
- optimisticiyimser
- orderlydüzenli
- oursbizimki
- ovenfırın
- overheataşırı ısınmak
- overlyaşırı
- ownershipsahiplik
- palesolgun
- pancakekrep
- particleparçacık
- passivepasif
- patterndesen
- peerakran
- pestzararlı
- pesticidepestisit
- photographerfotoğrafçı
- pigdomuz
- pitchsahne
- pityacımak
- plainsade
- pm
- poetryşiir
- politicalsiyasi
- pollanket
- potentgüçlü
- preciousdeğerli
- precipitationyağış
- predominantlyağırlıklı olarak
- prejudicedönyargılı
- preparationhazırlık
- presentersunucu
- presidentialbaşkanlık
- primarilyöncelikle
- primeasal
- probabilityolasılık
- probesonda
- profoundderin
- progressiveilerici
- promisingumut verici
- propdestek
- prosecutekovuşturmak
- prosecutionkovuşturma
- prospectolasılık, beklenti
- protestprotesto
- protesterprotestocu
- psychologicallypsikolojik olarak
- publicationyayın
- pupilöğrenci, göz bebeği
- quitbırakmak
- radicallyköklü bir şekilde
- raftsal
- rainforestyağmur ormanı
- rallymiting
- rapperrapçi
- rationalmantıklı
- realismgerçekçilik
- realizationgerçekleşme
- reapbiçmek
- reciteezberden okumak
- reconstructionyeniden inşa
- recoveriyileşmek
- recoveryiyileşme
- recruitaskere almak
- redesignyeniden tasarlamak
- redoyeniden yapmak
- refineiyileştirmek
- reframeyeniden çerçevelemek
- regaingeri kazanmak
- regulardüzenli
- reiteratetekrarlamak
- reliantbağımlı
- renewyenilemek
- renewableyenilenebilir
- reproductionüreme
- requirementgereksinim
- resourcefulyaratıcı
- retrievegeri almak
- revisegözden geçirmek
- revisionrevizyon
- rewardödül
- rigdonatmak
- roommateoda arkadaşı
- rughalı
- rulerhükümdar
- rulingyöneten
- rustpas
- sacredkutsal
- saltytuzlu
- salvagekurtarma
- scamdolandırıcılık
- scandalskandal
- scarcekıt
- schemeplan
- sciencebilim
- scraphurda
- searyakmak
- sectionalbölümsel
- segment
- sellersatıcı
- sensitivehassas
- sequencedizi
- settleryerleşimci
- shakesallamak
- shamsahte
- shameutanç
- shavetıraş olmak
- shockwaveşok dalgası
- siblingkardeş
- sightgörüş
- skeletoniskelet
- sketchtaslak
- slaptokat
- slaverykölelik
- sleevekol
- slidekaymak
- sloppydüzensiz
- slurryçamur
- sneaksızmak
- somewhatbiraz
- sovereignegemen
- spankapsamak
- sparkkıvılcım
- speciestür
- sponsorshipsponsorluk
- stairmerdiven
- standpointbakış açısı
- statisticistatistik
- steelçelik
- steeringdireksiyon
- straingerilme
- stratospherestratosfer
- streamlineakıcılaştırmak
- stressfulstresli
- stringip
- striveçabalamak
- subalt