B2 İngilizce kelimeler (gerçek videolarda)
Gerçek YouTube videolarından B2 İngilizce kelime listesi: B2 seviyesindeki kesitlerde en çok duyulan kelimeler, Türkçe anlamlarıyla. Kelimeye dokun, gerçek videoda duy.
1432 kelime · Sayfa 6 / 8
- submergebatırmak
- suedava etmek
- sufficientyeterli
- sunnygüneşli
- supportivedestekleyici
- swarmsürü
- swaysallanmak
- talentyetenek
- talentedyetenekli
- teachingöğretim
- temporarilygeçici olarak
- testingtest etme
- thermaltermal
- thinkerdüşünür
- thoroughlytamamen
- thusböylece
- tidalgelgit
- tigerkaplan
- tilefayans
- tournamentturnuva
- traceiz
- trackingtakip
- traditionallygeleneksel olarak
- traversegeçmek
- trivialönemsiz
- truckkamyon
- tuneayarlamak
- uncertainbelirsiz
- uncoverortaya çıkarmak
- underminezayıflatmak
- uniformüniforma
- uniquelybenzersiz şekilde
- unpaidödenmemiş
- upliftyükseltmek
- urgezorlamak
- urgentlyacil olarak
- valleyvadi
- vankamyonet
- vaultkasa
- viciouskötü
- villageköy
- virtuallyneredeyse
- visuallygörsel olarak
- volunteergönüllü
- vowyemin
- vulnerabilitysavunmasızlık
- wanderdolaşmak
- wardrobegardırop
- weedyabani ot
- wifi
- wildlyvahşice
- wolfkurt
- workshopatölye
- worsedaha kötü
- worshiptapınmak
- z
- zipfermuar, fermuarla
- 11thon birinci
- 12th12.
- 4thdördüncü
- 8thsekizinci
- abundantbol
- acutelykeskin
- adaptionuyum
- addictedbağımlı
- addictivebağımlılık yapan
- administeryönetmek
- admirationhayranlık
- admissionkabul
- aestheticestetik
- agencyajans
- agitatedajitasyonlu
- aircraftuçak
- airlinehavayolu
- airporthavaalanı
- akanam-ı diğer
- akinbenzer
- alikebenzer
- alleysokak
- annoyrahatsız etmek
- apologyözür
- applausealkış
- arrivalvarış
- ashamedutanmış
- asianasya
- assignmentgörev
- atomicatomik
- audaciouscüretkar
- automateotomatikleştirmek
- autonomousotonom
- awaitbeklemek
- bacteriumbakteri
- bakeryfırın
- balancingdengeleme
- balloonbalon
- bandwidthbant genişliği
- bareçıplak
- batyarasa
- betrayihanet etmek
- bladebıçak
- blinkgöz kırpmak
- blockbustergişe rekortmeni
- bloodykanlı
- blunderhata
- boardingbiniş
- bondingbağlanma
- brokerkomisyoncu
- bullyzorba
- bustbüst, kırmak
- cascadeşelale
- cataloguekatalog
- catchyakılda kalıcı
- cauliflowerkarnabahar
- cavernmağara
- ceasedurdurmak
- centralizedmerkezi
- checkoutödeme
- chemisteczacı
- childlessçocuksuz
- choreographerkoreograf
- choruskoro
- christianhristiyan
- cinematicsinematik
- clamistiridye
- cliffuçurum
- coatingkaplama
- collaryaka
- companionyoldaş
- competenceyetkinlik
- compressedsıkıştırılmış
- concentratedyoğun
- condimentbaharat
- confusedkafası karışık
- congestiontıkanıklık
- constrictdaraltmak
- consumptiontüketim
- contendrekabet etmek
- conventionsözleşme
- conventionalgeleneksel
- copperbakır
- correctiondüzeltme
- costlypahalı
- creepyürpertici
- criminalsuçlu
- criticiseeleştirmek
- cubankübalı
- cyclingbisiklete binme
- cynicalalaycı
- damagingzararlı
- dauntinggöz korkutucu
- dawnşafak
- demandingtalepkar
- democraticdemokratik
- depicttasvir etmek
- depositmevduat
- deputyvekil
- destabilizingistikrarsızlaştıran
- destructionyıkım
- developedgelişmiş
- developergeliştirici
- dickpenis
- dingzil sesi
- dismisskovmak
- disorganizeddağınık
- dispiritcesaretini kırmak
- distinctivebelirgin
- districtbölge
- domekubbe
- doomkıyamet
- drivewaygiriş yolu
- dullsönük
- dumpsterçöp kutusu
- dysfunctiondisfonksiyon
- edgedkenarlı
- efficacyetkililik
- ejectçıkarmak
- elderlyyaşlı
- electricallyelektrikle
- employmentistihdam
- emptinessboşluk
- enjoyablehoş
- entiretybütünlük
- erectileerektil
- exceptionallyolağanüstü
- excludehariç tutmak
- exclusivelyözel olarak
- exertkullanmak
- exhaustegzoz
- expanseuçsuz bucaksız
- expansivegeniş
- exploitationsömürü
- explorationkeşif
- fingerprintparmak izi
- flourun
- foilfolyo
- fortuneservet
- franticallyçılgınca
- freezerdondurucu
- freshmanbirinci sınıf öğrencisi
- fringesaçak