B2 İngilizce kelimeler (gerçek videolarda)
Gerçek YouTube videolarından B2 İngilizce kelime listesi: B2 seviyesindeki kesitlerde en çok duyulan kelimeler, Türkçe anlamlarıyla. Kelimeye dokun, gerçek videoda duy.
1432 kelime · Sayfa 7 / 8
- fusesigorta
- garlicsarımsak
- gasolinebenzin
- gaugeölçmek
- glandbez
- glitchhata
- globeküre
- gram
- grandkidtorun
- graphicallygrafik olarak
- grappleboğuşmak
- gravemezar
- gravitationallyçekimsel olarak
- greekyunan
- grindöğütmek
- growthbüyüme
- gumsakız
- hack
- handshaketokalaşma
- hatchyumurtlamak
- haulçekmek
- helicopterhelikopter
- heroickahramanca
- historictarihi
- historicallytarihsel olarak
- honestydürüstlük
- hoodkapüşon
- hubmerkez
- hydrogenhidrojen
- incomegelir
- inferioraşağı
- infinitelysonsuzca
- inflowgiriş
- infusedemlemek
- initiativegirişim
- innocentmasum
- institutionkurum
- institutionalkurumsal
- intensifyyoğunlaştırmak
- introgiriş
- irrigationsulama
- jewishyahudi
- jogkoşmak
- junkhurda
- kidneyböbrek
- kingdomkrallık
- knitörgü örmek
- lattesütlü kahve
- lionaslan
- localizeyerelleştirmek
- loomtezgah
- looselygevşekçe
- lotionlosyon
- lurecezbetmek
- maliciouskötü niyetli
- markerişaretleyici
- matchingeşleşen
- mechanicallymekanik olarak
- meme
- messagingmesajlaşma
- metabolismmetabolizma
- migrationgöç
- millerdeğirmenci
- minimal
- missionarymisyoner
- moisturenem
- mosquecami
- mummymumya
- mushroommantar
- navigationnavigasyon
- nawaz
- neuronalnöronal
- neurosciencenörobilim
- newbornyeni doğan
- newsflashacil haber
- nobleasil
- norwegiannorveçli
- nuancedincelikli
- numeralrakam
- nutritionbeslenme
- nutritionalbesleyici
- offendkızdırmak
- opera
- operativeoperatif
- oppositionmuhalefet
- orbitalyörünge
- ordealçile
- os
- outagekesinti
- outnumbersayıca üstün olmak
- overduegecikmiş, vadesi geçmiş
- overseasdenizaşırı
- p
- palacesaray
- paradoxicallyparadoksal olarak
- passagegeçit
- patriotvatansever
- perfumeparfüm
- perkyan hak
- perseveranceazim
- pessimistickötümser
- pickyseçici
- pillarsütun
- pineçam
- playgroundoyun alanı
- pleasanthoş
- policepolis
- politenazik
- politicallysiyasi olarak
- pollutekirletmek
- pollutionkirlilik
- poregözenek
- pornporno
- portabletaşınabilir
- possesssahip olmak
- precedeönce gelmek
- predefineönceden tanımlamak
- preparedhazırlanmış
- presumablymuhtemelen
- prevalentyaygın
- printingbaskı
- profitablekârlı
- promotionterfi
- proposalöneri
- prosecutorsavcı
- proton
- ptsdtssb
- pubertyergenlik
- pursuittakip
- qualifynitelik kazanmak
- r
- ragbez
- rainfallyağmur
- razorjilet
- rearrangeyeniden düzenlemek
- receiptmakbuz
- reckonhesaplamak
- redefineyeniden tanımlamak
- redundancygereksizlik
- remarkablyolağanüstü
- renovationrenovasyon
- reputationitibar
- resemblebenzemek
- resumeözgeçmiş
- retentiontutma
- rethinkyeniden düşünmek
- revelationvahi
- ripeolgun
- riskyriskli
- roamdolaşmak
- roboticrobotik
- rotatedöndürmek
- sawtestere
- scoopkepçe
- scotchviski
- scottishİskoç
- screeningtarama
- seizurenöbet
- sentientduyarlı
- sexuallycinsel olarak
- shaftmil
- sharplykeskin
- shippingnakliye
- shoveitmek
- shrimpkarides
- sicknesshastalık
- simplicitybasitlik
- singünah
- singerşarkıcı
- slashkesmek
- slaughterkatliam
- specializeduzmanlaşmış
- specialtyuzmanlık
- specifybelirtmek
- speculatetahmin etmek
- squatçömelmek
- statisticallyistatistiksel olarak
- stickyyapışkan
- storagedepolama
- strangelygaripçe
- strategicallystratejik olarak
- strictlykesinlikle
- submarinedenizaltı
- subtractçıkarma
- suckeremici
- suspiciousşüpheli
- swampbataklık
- syntheticsentetik
- tarifftarife
- technologicalteknolojik
- teemkaynamak
- tempermizac
- terrainarazi
- textemetin
- tobaccotütün
- toleratetolere etmek
- tortilla
- trademarkticari marka
- tragedytrajedi, facia
- traitözellik