C1 İngilizce kelimeler (gerçek videolarda)
Gerçek YouTube videolarından C1 İngilizce kelime listesi: C1 seviyesindeki kesitlerde en çok duyulan kelimeler, Türkçe anlamlarıyla. Kelimeye dokun, gerçek videoda duy.
1571 kelime · Sayfa 4 / 8
- muralduvar resmi
- mustardhardal
- narrowdar
- necessityzorunluluk
- needleiğne
- negativelyolumsuz
- neglectihmal
- nerdinek
- nicelyhoşça
- nightmarekâbus
- nipplememe ucu
- nonprofitkar amacı gütmeyen
- northernkuzey
- nostalgicnostaljik
- nowherehiçbir yer
- nursehemşire
- obscurebelirsiz
- offsettelafi
- operationoperasyon
- orangeturuncu
- orientyönlendirmek
- overheadtepe
- painfulacı verici
- palettepalet
- partlykısmen
- patchyama
- patronhimaye eden
- peanutfıstık
- percentageyüzde
- permanentkalıcı
- phenomenonolgu
- pilot
- piniğne
- pissişemek
- pitçukuru
- plannerplanlayıcı
- plasticityplastisite
- pleasedmemnun
- pleasurezevk
- plumbingtesisat
- pneumaticpnömatik
- pocketcep
- pokedürtmek
- pondgöl
- portionporsiyon
- potioniksir
- precisekesin
- preferencetercih
- pregnanthamile
- premiumprim
- presencevarlık
- prisonermahkum
- privilegeayrıcalık
- processingişleme
- programmingprogramlama
- proofingkoruma
- proximityyakınlık
- punishmentceza
- puppyyavru köpek
- queuekuyruk
- quietlysessizce
- quirktuhaflık
- racialırksal
- railray
- randomlyrastgele
- ratingdeğerlendirme
- reflectionyansıma
- regulatordüzenleyici
- rehearseprova yapmak
- rejectionreddetme
- reliabilitygüvenilirlik
- reliablygüvenilir
- reminderhatırlatıcı
- replycevap
- representationtemsil
- rescuekurtarma
- rescuerkurtarıcı
- resiliencedayanıklılık
- resortçare
- respectfulsaygılı
- responsiblesorumlu
- restrictionkısıtlama
- retirementemeklilik
- rhythmritim
- rigidsert
- ripyırtık
- rodçubuk
- rubovmak
- sackesecik
- sakehatır
- salivatükürük
- saltwatertuzlu su
- sandkum
- satelliteuydu
- sculptureheykel
- seamlessdikişsiz
- seedtohum
- sensiblemakul
- sensitivityhassasiyet
- sensorsensör
- sewagekanalizasyon
- shadegölge
- sharpkeskin
- sharpenkeskinleştirmek
- sheetçarşaf
- shelfraf
- sheltersığınak
- similarlybenzer şekilde
- simplifybasitleştirmek
- singingşarkı söyleme
- sixthaltıncı
- skikayak
- skyscrapergökdelen
- slighthafif
- snapkopmak
- sneakysinsi
- soysoya
- spellbüyü
- spiralsarmal
- spoiler
- sprinkleserpmek
- staffpersonel
- stamppul
- staplezımba
- staredik dik bakmak
- starterbaşlangıç, marş motoru
- startupbaşlangıç
- streamakıntı
- strollyürüyüş
- structuralyapısal
- stucksıkışmış
- successfullybaşarıyla
- summarizeözetlemek
- surgedalgalanma
- surrenderteslim
- surveyanket, inceleme
- swearküfretmek
- swellşişmek
- symbolizesembolize etmek
- symptombelirti
- tangentteğet
- tanker
- tapebant
- telephonetelefon
- televisiontelevizyon
- temporarygeçici
- temptingçekici
- tensegergin
- terraforme
- thrillheyecan
- toeparmak ucu
- toolboxtakım çantası
- topographictopografik
- tornadokasırga
- tragicallytrajik bir şekilde
- tremendousmuazzam
- trunkgövde, bagaj
- turbulencetürbülans
- tweakayar
- twistbükmek
- ubiquitousyaygın
- ultimatenihai
- underliealtında yatmak
- unfairadil olmayan
- unfoldaçmak
- unfortunatetalihsiz
- unlockedkilidi açılmış
- unusedkullanılmamış
- unveilaçıklamak
- upwardyukarı doğru
- usualolağan
- vaporbuhar
- veryçok
- viewerizleyici
- vintageeskitme
- virtualsanal
- weavedokumak
- weightartmak
- weirdlygarip bir şekilde
- wherewithalkaynak
- wickedkötü
- wigglesallanma
- wirelesskablosuz
- 1970
- 1980
- abdomenkarın
- abdominalkarın
- abundancebolluk
- academyakademi
- accusationsuçlama
- accusesuçlamak
- aceas
- acheağrı
- actioneylem
- activationaktivasyon
- adorablesevimli
- adventuremacera
- affairilişki, mesele
- agedyaşlı
- aggressivelyagresifçe